![]() |
| Mykonos |
Mykonos, Ege Denizi'ndeki Kiklad Adaları'ndan biri. Yüz ölçümü 86 km². Uçaktan adayı gördüğünüzde "Aaa, bu kadarcık mıymış?" diye düşünmekten kendinizi alamayacaksanız. Adanın büyük bir bölümü kayalık alanlardan oluşuyor. En yaygın görülen bitki kaktüs. Beyaz badanalı evler, çivit mavisi pencereler adanın her yerinde karşınıza çıkıyor. Hani hep fotoğraflarda gördüğünüz Yunanistan vardır ya, işte adayı gezerken o kareler hep Mykonos'ta çekilmiş gibi geliyor insana.
Uçağımız, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan saat 15.00'de kalkacaktı ancak yarım saat rötar yaptı ve pilotun dediğinde göre daha fazla gecikme olmadığı için çok şanslıydık. Pilotumuz, çok nevi şahsına münhasır biriydi. Anonsa başladığında sanki bir radyo spikeri mikrofonu aldı diye düşündük. Tam bir jön sesi vardı. Oldukça espirili bir şekilde Mykonos'a gittiğimiz için çok şanslı olduğumuzu, güzel bir tatil geçireceğimizi, Mykonos'un çok güzel olduğunu söyledi. Anons esnasında bol bol alkışladık. Neşeli bir uçuş oldu.
Saat 17.00 civarında Mykonos havalimanına indik. Valizlerimizi bagaja vermemiştik. Herhalde uçaktan inmemizle beraber havalimanından çıkmamız toplam beş dakikamızı aldı. Ulaşımı halk otobüsüyle sağlayacağımız için otobüs durağını bulduk. Otobüs saatleri durakta yazıyordu. Havalimanından şehir merkezine iki hat bulunuyor:
- Bir tanesi New Port'tan geçerek Fabrica durağına gidiyor.
- Diğeri de Old Port'a gidiyor.
Otelimiz Fabrica durağına çok yakın olduğu için ilk hattı seçtik.
Web sayfasında ve otobüs durağında yazan saatlere göre 17.30'da kalkmasını beklediğimiz otobüs erken geldi ve 17.20'de kalktı. Genel bir uyarı: Yazan saatlere göre beş - on dakika önceden durakta olun. Genellikle saatlere pek uyulmuyor, erken kalkıyorlar.
Bilet fiyatı 2 Euro. Otobüs şoföründen alabiliyorsunuz.
Otobüse pek fazla binen olmadı. Havalimanın çıkış kapısının karşısında bulunan taksi durağı daha fazla rağbet gördü. İnsanlar sıraya girip taksi beklediler. Bunun yanı sıra araba veya ATV kiralayanlar da vardı.
Ulaşım konusunda daha fazla detay için buraya bakabilirsiniz.
Ulaşım konusunda daha fazla detay için buraya bakabilirsiniz.
Havalimanı şehre 4 km uzaklıkta olduğu için yolculuğumuz kısa sürdü. Zaten asıl yolculuk otobüsten inince başladı. Elimizde valizlerle otelimize ulaşmamız girdiğimiz yanlış sokaklar nedeniyle bir hayli zamanımızı aldı. Suçlu, offline çalışmasına güvendiğimiz tripadvisor uygulamasıydı. Güvenimiz boşa çıktı, bizi olmadık yerlere yönlendirdi. (Sana hala çok kızgınım tripadvisor!!!) 360 derece bir tur attıktan, aynı sokaklardan birkaç kez geçtikten, yorulup bitap düştükten sonra otelimize varabildik. Kendimizi otelin havuzuna attık. Sonra biraz dinlendikten sonra Mykonos'u keşfe çıktık.
Havalimanından aldığımız harita ile önce yolumuzu bulmaya çalıştık. Gitmeden önce araştırdığımız yerler vardı. Ancak bir süre sonra nerede olduğumuzu kaybettik. Biz de güzel sokaklarda kaybolmanın tadını çıkarmaya karar verdik. Kalabalık görünen, masalardaki yemekleri beğendiğimiz Kostas Tavern'e oturduk.
Havalimanından aldığımız harita ile önce yolumuzu bulmaya çalıştık. Gitmeden önce araştırdığımız yerler vardı. Ancak bir süre sonra nerede olduğumuzu kaybettik. Biz de güzel sokaklarda kaybolmanın tadını çıkarmaya karar verdik. Kalabalık görünen, masalardaki yemekleri beğendiğimiz Kostas Tavern'e oturduk.
Uzo ile beraber keyifli bir yemek yedikten sonra yürümeye devam ettik ve kendimizi sahilde bulduk. Önce ertesi gün gitmeyi planladığımız plajın otobüs kalkış durağını bulmak için Old Port'a yürüdük ama ters yönden gittiğimiz için yokuşu çıkmaya üşenip geri döndük.
Bir süre daha daracık sokaklarda yürüdük, gördüğümüz merdivenlere, birbirinden özgün dükkanlara hayran kala kala otele döndük.
Bir süre daha daracık sokaklarda yürüdük, gördüğümüz merdivenlere, birbirinden özgün dükkanlara hayran kala kala otele döndük.
Mykonos'ta ikinci günümüzde Elia'ya gittik. Elia yerleşim yerlerinden uzakta kalan bir koy. Tüm günümüzü burada geçirdik. Kah şezlongta güneşlendik, kah denize girdik, kah kumsalda yürüyüşler yaptık. Saat 18.25 otobüsüyle merkeze döndük.
Akşam adadaki Yel Değirmenleri'ni ve Little Venice'i gezdik. Pelikan Petros'a rastlarız umuduyla gözlerimiz her yerde onu aradı ama karşılaşamadık kendisiyle.
Üçüncü günümüze Ornos ile başladık. Elia'ya nispeten daha küçük bir plaja sahipti. Etrafında yerleşim yerleri bulunuyor. Denizde de irili ufaklı tekneler, yatlar vardı. Buradan akşamüstü ayrılıp Paradise Beach'e gittik. Paradise'a gitmek için Ornos'tan şehir merkezine, şehir merkezinden tekrar Paradise'a giden otobüse bindik. Aslında Ornos'tan direkt Paradise ve Super Paradise'a giden tekneler vardı (yanlış hatırlamıyorsam 6 Euro'ydu) ancak saatleri bize pek uymadı. Çünkü en son tekne gündüz 14.00'da kalkıyordu. Biz Ornos'ta biraz daha kalmak istediğimiz için otobüsü kullandık.
Paradise Beach eğlencenin kalbinin attığı, cıvıl cıvıl bir yer. Sık sık otobüs kalkıyor. Dans etmek, içmek, denize girmek kısacası eğlenmek için uğramanız yeter.
Son günümüzde öğleden sonra havalimanında olmamız gerektiği için yakın plajlardan birini seçtik. Platy Gialos'ta bu kez kumsala serdiğimiz havlularda güneşlendik. Deniz çok güzeldi ve sabah saatleri olduğu için çok sakindi.
Plajlar hakkında daha fazla detay için bu yazıma bakabilirsiniz.
Akşam adadaki Yel Değirmenleri'ni ve Little Venice'i gezdik. Pelikan Petros'a rastlarız umuduyla gözlerimiz her yerde onu aradı ama karşılaşamadık kendisiyle.
Üçüncü günümüze Ornos ile başladık. Elia'ya nispeten daha küçük bir plaja sahipti. Etrafında yerleşim yerleri bulunuyor. Denizde de irili ufaklı tekneler, yatlar vardı. Buradan akşamüstü ayrılıp Paradise Beach'e gittik. Paradise'a gitmek için Ornos'tan şehir merkezine, şehir merkezinden tekrar Paradise'a giden otobüse bindik. Aslında Ornos'tan direkt Paradise ve Super Paradise'a giden tekneler vardı (yanlış hatırlamıyorsam 6 Euro'ydu) ancak saatleri bize pek uymadı. Çünkü en son tekne gündüz 14.00'da kalkıyordu. Biz Ornos'ta biraz daha kalmak istediğimiz için otobüsü kullandık.
Paradise Beach eğlencenin kalbinin attığı, cıvıl cıvıl bir yer. Sık sık otobüs kalkıyor. Dans etmek, içmek, denize girmek kısacası eğlenmek için uğramanız yeter.
Son günümüzde öğleden sonra havalimanında olmamız gerektiği için yakın plajlardan birini seçtik. Platy Gialos'ta bu kez kumsala serdiğimiz havlularda güneşlendik. Deniz çok güzeldi ve sabah saatleri olduğu için çok sakindi.
Plajlar hakkında daha fazla detay için bu yazıma bakabilirsiniz.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder